Caner İLBARS Menu

Link:

İstanbulu sevmeye hüküm giydim

İstanbul ne Doğu’da, ne Batı’da, ne samimi, ne yalancı, ne sakin, ne kalabalık, ne yaşanası, ne gidilesi… Bir sürü haller içinde halim bu aralar. Gitmek arzusu ve kalmak duygusu içinde…

Beni bu sehirden uzaklastiran sehrin kendisi mi yoksa istanbulda yasayanlar mi ? Aslinda cevap cok basit bi o kadarda göreceli .. Bu gece birseyler yapalim mi diye ısrar eden arkadaslara “uykum var” bahanesini sürüyorum . Ardından yarin is var çok yoğun gecicek . Uykusuz kalamiyorum gibi klise laflar sıralaniyor . Ardından arabama binip hayallere daliyorum . Birisi sevgilim ol diyor , olma diyor , hemen şimdi diyor , sonraya bırakıyor . Beklerken anlıyorum ki kız aslinda benim gitmemi seviyor . Arkama bakmadan yürüyorum . Ne telefon nede mail beni ona geri ceviriyor . Bilindik kalıplara sokmaya calisiyorlar . Gel diyolar huylarını degistirirsen icimize girebilirsin ama niyetim olup olmadigini sormuyorlar . Uymuyorum duruyorum , merakli gözlerle izliyorum . İstanbul, giderek daha çok uzağıma düşüyor. Ayrılıyorum ben de bu şehirden. İçinde duramıyorum artık çemberin. Dışarılara kayıyor gözlerim. Aklıma murat kekillinin parcasindan bi söz geliyor . Gitmek kolay ya sonrası ?

  • *Sevgili ziyaretçi, konu hakkındaki düşüncelerini yukarıdaki formları eksiksiz doldurarak bizimle paylaşabilirsin...